16 Eylül 2026 Çarşamba

KUŞ AĞACI

 




KUŞ AĞACI

Big Bang ile başladı kuşlar uçuşmaya
Dallarında kalmadı her ne olduysa
Kim sormaya cesaret edecekse
Hemen, bir an önce, beklemeden
Sorsun kim annelerden daha Akdeniz
Sorsun, yuva yıkanın yuvası nerede
Neden ağaçları ve kuşları yaratmaktan vazgeçmedi?
Kim daha Meryem anne olmaya?
Oysa aynalardan sekmez menekşeler
Bu barut kokusu, bu kuş ağacı
Her şey ortada;
Kim ateş etti Tanrıya?

Ali Özmen

GÖKYÜZÜNDEN DE ESKİ MEZAR TAŞI

 



GÖKYÜZÜNDEN DE ESKİ MEZAR TAŞI

 

 

Çulluk vururdu London çiftesiyle

Henüz yolunu kaybetmiş bir tüccar değilken ince hastalık

Kırlangıçlar, mezar taşları ve kahkahalarla 

Dağlar o gün delirmemişti 

Samimi buldum bir gün ruhumu

Mezar taşımda ne yazacak?

Bir tekne alırsam adı ne olacak?

Arasında naif bir çiçekti adın

 

 

Kederim muteber, şiiri bıraktığım safsatası;

Bugün itibariyle yetim ve öksüz bir şaire emanet edilmiştir 

Esmer sıska bir gök altında kuruldu masa

Anlatıldı insan ve oğlundan kıssalar 

Dinler tarihi ve peygamberler

Ama unutulmadı İsa!

 

Baba, dirayetli bir serzeniş 

Kısrak bir unicorn muğlaklığıyla

Mucizeleri biz terk ettik çoktan 

Ölümüne ve gün dönümüne dinginliğin

Dolunay, Şayir Buluşması ve musluk

Suretiydi çocukluğun

 

Geç saatin umurunda mı nehrin akışı 

Durmayın madem, sevginin aksak bacağı 

Ölümün merhametli çocuğu 

Siz de koşturun meraklara ve unutulmaya

Siz de öyle sanın, öyle olmadığını bile bile

Ne kadar geç, o kadar zamanı bizden alacaklarını anlayarak

Titreyen şehrin sokak lambalarına

Tarifsiz bir adresle karşılık veriyorum;

-Bir gürültü anında*

 

 

(Gökhan ve iki kedi anısına)

Ali Özmen