GÖKYÜZÜNDEN
DE ESKİ MEZAR TAŞI
Çulluk
vururdu London çiftesiyle
Henüz
yolunu kaybetmiş bir tüccar değilken ince hastalık
Kırlangıçlar,
mezar taşları ve kahkahalarla
Dağlar
o gün delirmemişti
Samimi
buldum bir gün ruhumu
Mezar
taşımda ne yazacak?
Bir
tekne alırsam adı ne olacak?
Arasında
naif bir çiçekti adın
Kederim
muteber, şiiri bıraktığım safsatası;
Bugün
itibariyle yetim ve öksüz bir şaire emanet edilmiştir
Esmer
sıska bir gök altında kuruldu masa
Anlatıldı
insan ve oğlundan kıssalar
Dinler
tarihi ve peygamberler
Ama
unutulmadı İsa!
Baba,
dirayetli bir serzeniş
Kısrak
bir unicorn muğlaklığıyla
Mucizeleri
biz terk ettik çoktan
Ölümüne
ve gün dönümüne dinginliğin
Dolunay,
Şayir Buluşması ve musluk
Suretiydi
çocukluğun
Geç
saatin umurunda mı nehrin akışı
Durmayın
madem, sevginin aksak bacağı
Ölümün
merhametli çocuğu
Siz
de koşturun meraklara ve unutulmaya
Siz
de öyle sanın, öyle olmadığını bile bile
Ne
kadar geç, o kadar zamanı bizden alacaklarını anlayarak
Titreyen
şehrin sokak lambalarına
Tarifsiz
bir adresle karşılık veriyorum;
-Bir
gürültü anında*
(Gökhan ve iki kedi
anısına)
Ali Özmen
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder